Teknolojik araçlar verimliliğinizi artırıyor mu?

Bu soru sorduğunda çoğu profesyonel gibi sizde hiç düşünmeden “evet” diyeceğinizi düşünüyoruz.

Bundan beş on yıl öncesi, bir bilgiye ulaşmak veya bir belgeyi göndermek için uzun zaman harcıyor. Bir bilgi veya veriye ulaşmak için evraklar içinde hatta kütüphane yığınları içinde dolaşıp saatler geçirebiliyordunuz. Şimdi ise artık masada iş arkadaşınız olan “arama motorları” ile bilgiye ulaşmak dakikalar içinde yapabiliyorsunuz…

Geçmişe göre hızlandırılmış yeni iş dünyasının gerçekleri daha iyi anlamak için, küçük bir hatırlama bu konuda size yardımcı olur. Bilgisayarınızda şu anda bir elektronik tablo yaratacak yazılım olmadığını hayal edin. Bir tablo hazırlamak için ne kadar çaba sarf ederdiniz. Şu an ise dakika içinde gerçekleştirebilirsiniz. Ancak sorun tek başına tablo oluşturmak değil, düşünmemiz gereken o tabloların içinde hesapları üretecek hesaplamaları yerleştirmek.

Aslında bu soru üzerinde sizleri biraz daha farklı düşünmeye yöneltmek için “Birkaç yıl öncesine göre kendinizi daha verimli ve üretken hissediyor musunuz?” diye sormak isteriz.

Bunun yanıtının ilk soru gibi kocaman bir “Evet” olacağını düşünmüyoruz. Hatta işyeri teknolojilerini ve süreçlerini sürekli iyileştirmek gibi birçok profesyonelin her zamankinden daha az üretken olduğunu düşünüyoruz. Neden mi?

Paradoksal bir yaklaşım olarak görülebilir, ancak günlük yaşantımız ve işimizde kullandığımız birçok araç aslında profesyonel iş üretkenliğimizi zayıflatıyor. Geçmiş zamanlara göre daha hızlı ve rahat bilgiye ulaşma ve gönderim rahatlığımıza rağmen, dünden bugüne değişen en önemli fark daha fazla araç ve veri geliş çeşitliliği ile karşı karşıya olmamız. İş araçları olarak kullandığımız web ortamları, e-posta iletişimi sağlayan bilgisayarlar ve smartphone (akıllı telefonlar) seçeneklerin baş döndürücü gelişimi gerçek üretkenliğimizi ve verimliliğimiz felç edebilecek nedenlere sebep olabiliyor.

Bir yanda hızlı bir iş hayatında gereksinmemiz olan yeni teknolojik araçlara ihtiyacımız var.Ama bir yandan da onların bizleri üretkenlikten uzaklaştırdığı, verimli iş zamanlarımıza ihtiyacımız var.

Kişisel verimlilikler için bu ikilem dışında bir yolu var mı?

Evet, bu yeni iş dünyasında başarılı olmak için yoğunlaşan işlerin yansımaları sırasında net karar verme ve düşünme için kendimize zaman ve mekân sağlamak, ilgi çeken veri ve bilgileri yakalamanın netleştirilmesi ve işlerimizi yaparken bize sabote eden tüm kötü güçleri düzenleyen bir yapı ve kişisel tasarım oluşturmak gerekir.

Bugün günümüz profesyonelleri, gerek çevreden görerek gerekse kendilerince geliştirdiği iş tasarımlarıyla, bilgi ve verilerini hepsini bir araya tutmaya çalışıyor. Ve çoğunlukla  kendi zihinlerini, içsel ruh dünyalarını kullanıyorlar. Ancak çoğunlukla zihinlerde yaratılan bu çalışma ortamlarında gezinmek oldukça kötü bir yol. Bu gezintiler sırasındaki bulunulan ortam ve ruh haline göre, belirsiz, dağınık ve örgütlenmemiş düşünceler bir süre sonra yerini hayal kırıklığı ve stres bırakır. Onun ardından takip eden duygu ise kişinin kendine güveni zayıflaması olacaktır.

İş yaşantılarımızda mesleki ayırım olmaksızın tüm profesyonellerin kendi işlerini anlatırken duyduğumuz bir çok yorum var.
• “Ben işimde bunalmış durumdayım. İşlerde her zaman değişiklilik ve istekler var. İstekleri bırakın bu değişiklikleri hayata geçirmek içinde ve yapmak içinse gün içerisinde yeterince vaktim yok. “
• “Benden yaratıcı ve stratejik düşünce talep ediyorlar ama her düşünce ve projeden sonra yeni sorumluluklar var, ama sorumluluk ve donanımları alamıyorum.”
• “İş yaşantımda o kadar çok ve yoğun toplantı var ki, günlük ‘gerçek’ ve halletmem gereken bir işlerimi halledemiyorum.”
• “Gün için acil verilen o kadar iş var ki, her seferinde birikmeye ve büyümeye devam ediyor, çok fazla e-postalar var ve çoğunu okuyamıyorum ve yanıt bile veremiyorum..”
•”İşler o kadar yoğun değişiyor ki. Çoğu zaman bu değişimlerde neden olduğunu ve neyin daha önemli olduğunu karışıyor.”
•”Ben çoğu zaman neyin en önemli olduğunu bilemiyorum. Çoğu zaman gerçek önemli şeylere, yeterli dikkatimi veremiyorum .”

İş yaşantısında gerçek sorunlarını itirafta istekli olanlar için, ortak bir vurucu sonuç ortaya çıkıyor…

“İşler böyle devam edemez.”

Yazının Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top
X